Anasayfa   /    Köşe Yazarları   /    YASİN ÇELİK   /    METALLERİN YÜKSELİŞİ

17 Eylül 2020 - 13:59

haberyenigundem@gmail.com

YASİN ÇELİK

YASİN ÇELİK

METALLERİN YÜKSELİŞİ

Kovid-19 salgını ile en dibi gören metaller bu zamanlarda her kesimin dikkatini çeker oldu ve sorular gelmeye başladı?

  • Neden yükseliyor?
  • Ne kadar daha yükselir?
  • Bunun yararı var mı?
  • Kim için yükseliyor, bu yükseliş kime yarayacak?

Gün içinde takip ettiğimiz sayılardan en önemlisi günlük korana vakası (günlük test, vaka, iyileşen, ölüm vs.). Bunun yanında hayatta kalan kesimde hayat pahalılığından korkup yükselen döviz, özel tüketim vergisi, araç fiyatları ve tabi ki metallerin yükselişine bakıyor.

Rekor üstüne rekor yükseliş fiyatları ile ilerleyen atın ve diğer beyaz metaller sevindirici mi? Üzücü mü? İktisatta sevdiğim bir olgu vardır bilirsiniz, talep azsa fiyat düşer, talebe bağlı olarak da arz azalır. Bu geçen süre boyunca az tüketime az üretim olduğunda, bir zaman sonra tüketim için talep ihtiyacı arttığında üretimi yapanlar talebe arz veremezler bu yüzdende bir anda hızlı, seri bir yükseliş olur fiyatlarda ta ki arzın talebin istediği noktaya ulaşmasına veya geçmesine kadar. Şimdi aşağıda beyaz metallerin salgın döneminde ve salgın sonrasında bazı grafik okumalarını yapacağız. Ve iktisadın bu yaklaşımına canlı şahit olduğunuzu göreceksiniz.

Platin, 2020 mart ayında süre gelen yaşadığı düşüş ile ardından gelen büyük yükselişi birçok yorumcu takipçilerine resmen nefeslerinizi tutun 980 doları görürse 1020’ lere kadar çıkacak ve gerekli ilgi olursa 1180’lere ulaşması an meselesi diye bir izlenim sokmuşlardı ama 982’leri görüp eylül ayı ortalarını 975 seviyelerinde seyretmekte. Lakin şu bir gerçek ki mart ayı düşüşünde bu güzel metali elinde bulunduranlar, marttan eylüle güzel bir kazanım elde ettiler. Çünkü anımsarsınız martta 720 dolarları gördük.

Paladyum, bu güzel beyaz metalimiz kovid-19’ un dünya genelinde büyük sükse yaptığı mart ayında onsu 1500 dolara kadar düşüşü görüyor. Yalnız o mart ayından bu günlere bir bakış attığımızda 1000 dolara kadar bir yükseliş ile yatırımcısına en çok kazandıran oldu. Şu an onsu 2400 dolarlarda ama takibi ön görülerine inandığım çoğu iktisatçıdan aldığım tahmine göre bu metal için yılın sonuna doğru 2600 dolarlara ve daha ileri dönemlerde de 3000 dolarlara merhaba diyeceği tahmin ediliyor. Birazcık paladyum almakta yarar var.

Gümüş, haylaz beyaz metalimiz dediğim gümüşse mart ayındaki salgından nasibini almıştı. 11 dolarlara kadar gelirlerken temmuz aynı sonu ağustos ayı başlarında kadar salgın öncesi seviyesine gelmiş o seviyelerde durmuşken bir anda ağustos başı ile güzel bir ivme alıp yükseliş bulmuştur fakat yatırımcıyı şaşırtan dalgalanmaları ağustos ayı içerisinde ve eylül ayında da devam etmiştir. Ama hala salgın öncesi değerinin yukarısındadır. Peki, gümüş ne olur düşer mi çıkar mı bu cevap verebilmek zor. Zaman gösterecek.

Yalnız eklemek gerekir ki mart ayında metalleri konuşurken bu denli dibi görmeleri birçok üreticiyi bile zor sokmuştu. Lakin bunun böyle olmayacağını bir süre sonra fiyatların birden daha öte seviyelere geleceğini söyleyen, ön gören tecrübe birikim sahibi az kişi vardı. Şu an diğer yorumlara karşılık olarak bu ön görmeyi yapanlar haklı çıktı. Mart ayından bu yana çok değil 5 ay gibi sürede metaller uçtu yaygarası koptu. Dip noktadan birbirleri ile yarışır, savaşır şekilde yükseldiler.

Altın, esasen bu yazımızı, ekonomide veya yaşantıda en çok değinilen metal olan altın için ele alacaktım ama beyaz metalleri de söylemeden geçmek olmazdı. Nitekim bir ısınma oldu. Çünkü altın farklı, takıda, sanayide, süste, yatırımda ve merkez bankaların kasalarında olmak üzere hem ekonomik hem siyasi güç veren, iştah kabartan bir metaldir.

En çok merak edilen sorular ile başlamıştık. Evet.

  • Altın daha çok yükselir mi?                        
  • Yıllar boyunca süre gelen grafiğine bakınca, yükseldiğinden daha fazla düşmeyeceğini söyleyebilirim.
  • Peki bu altın yükselmesi veya düşmesi kime yarar?
  • Hiç düşünmeden düz mantıkla cevap vereceğim. Yükselmesi altını olana, düşmesi olmayana yara.

Şimdi aklıma bir şey takıldı. Hazır bu kadar yükselmişken bu yükselme kime yaradı?

Tahmini olarak bilinen yerkabuğunda 50.000 ton altın var. Daha ham halde.

Ham rezerv olarak en Avustralya’ yi, Rusya, Güney Afrika Cumhuriyeti ve ABD takip ediyor. Ama bu ham rezerv işletmek çıkarmak hemen piyasaya sürmek yakın zamanda olacak bir iş değil.

Peki ülke bazında bakalım kimde ne kadar var, kim altını ne yapıyor?

Çıkarılmış hazır halde piyasaya merhaba diyebilecek merkez bankalarının durumu, merkez bankasında en yüksek altını bulunan ülke şaşırmayacağınız bir ülke ABD. Hem de 8.000 ton ile. Takiben Almanya, İtalya, Fransa, Rusya ve Çin.

Bu konuda da bizde kazanmıyor değiliz. 4-5 yıl öncesine kadar bizim merkez bankamızdaki rezervimiz 100 ton kadarken bugün 650 tona kadar çıkmıştır. Bu banka rezervi artırımımızda sanıyorum ki 20 yıl önce hiç altın üretimi yapamazken -daha önceki yazılarımdan anımsayacaksınız[1] 17 altın ocağının durumundan ve yeni projelerden bahsetmiştik- üretim yapar olmamızın etkisi vardır. Ve anımsarsanız geçen sene üretimde Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştık.

Daha da İMF 2.800 ve AB merkez bankası 500 ton ile bu kervanda bulunuyor.

Ülkelerin merkez bankası rezervi toplamda 40.000 tonu bulduğu ifade ediliyor.

Banka bazında baktığımızda her bir yükseliş için Amerika Birleşik Devletleri en karlı durumda.

Altın illaki banka rezervi değil birde bunun takıda kullanılması var ki, büyük birikinti orada sayılabilir. Takıya en düşkün millet Hintliler ve tahmin ediliyor ki Hintli ailelerde Amerika merkez bankasından daha çok altın olduğu düşünülüyor.

Peki bizde de atadan gelen bir gelenek olan altın ve takı düğünlerimiz de bir tür hediyeleşme olarak vardır. Bunun yanı sıra bir yatırım aracıdır yastık altı olarak. Hintliler kadar olmasa da Türk halkının da 3000 ton civarı kadar bir tasarrufu olduğu söz konusu.

Şu gerçekteyiz, kâğıt paranın yerini erkandaki sayıların almaya başladığı bir dünya düzeni içine sert, katı bir şekilde girmiş durumdayız. Bir sır vereyim, dünyada ki herkes bankalardan banknotlarını çekmek isterse bankalarda herkese nakdini verecek basılı para yok. Yani ki her şey bir oyun puanı gibi kartımıza yüklü sayı ibaresi. Görün yakın zamanda kâğıt para birçok işletmede tedavülden kalkmış olacak. Kartlarımız veya telefonlarımız üzerinden ödeme yapacağız!

Eskisi gibi dolar rezervi yapmanın yerini artık altın almaya başladığı bu dönemde, dünyadaki gelişmelere binaen ülkemizde altın arama, bulma, geliştirme konularında birtakım ilerlemeler elde etmiş ve etmektedir. Altının her zamanki stabil yükselişi ve dünya üzerinde her yerde net bir geçerliliği olması ile üretimine yönelik çalışmalar artmaktadır. Ve inanınki diğer metaller gibi altında yerinde durmayıp artmaya devam edecektir.

Toparlayalım ki, teknolojisi olan, ham maddesi olan, hammaddesini işletip katma değer katan her ülke, her millet kazanacaktır.

 

MADEN MÜHENDİSİ
YASİN ÇELİK
yasinclk1@gmail.com

 

 

[1] https://haberyenigundem.com/yazilar/ekonomik-gereklilikte-altin-madenciligi-2-m30.html

MAKALEYE YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Makaleye hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ