Anasayfa   /    Köşe Yazarları   /    YASİN ÇELİK   /    BİR BÜYÜK GEREKSİNİM “SU”

26 Haziran 2020 - 17:13

haberyenigundem@gmail.com

YASİN ÇELİK

YASİN ÇELİK

BİR BÜYÜK GEREKSİNİM “SU”

Hayatta akıl danışmanım 10 yıldan fazladır birçok tiyatro yapıtını sahnelediğimiz hocam, yönetmenim Arife Güler Kaftancı bir gün bana dedi ki “Su üzerine bir yazı kalem al, hunharca tükettiğimiz ve hiç bitmeyecekmiş zannettiğimiz yeni dünya düzeninde çok haşır neşir olacağımız ileride çölleşme ve temiz su savaşlarının olacağı dünyada bence bu konuya bir değin” dedi.

Kalemim yazdıkça değineceğim asistanınızdan saygılarla…

 

                 Yazın başlangıcında olduğumuz şu sıcak günlerde bir sorumluluk bir duyarlılık uyandırmak gerekir. Başlamadan önce bir bardak su için ve onun içinizde nasılda güzelce serinlik verdiğini unutmayın. Ne mutlu temiz suya ne rahatlıklar içinde ulaşıyoruz. Çok şükür. Ne şükür. Bin şükür. Şu an içtiğiniz bu bir bardak suyu 3000 yıl öncede biri içti. Suyun döngüsü bu işte 3000 yıl.

En saygı duyduğum medeniyetlerden biridir olan Kızılderililerin bir sözü var, “Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.” İçindeki felsefeyi sindire bilsek bugün dünya üzerindeki birçok kavga, savaş son bulacaktır.

            Nasıl su sorunu olabilir?

“Dünyanın 4’te 3’ü su değil mi?” diye sorular sorduğunuzu duyar gibiyim. Müsaade buyurun cevap vereyim. Evet doğru su çok ama bu suyun temiz ve kullanılabilir olanı ne kadar? Her arazide tarım olmayacağı gibi her suda içilebilir temiz suyu değildir. Dünyada ki su miktarının çok azı temiz ve içilebilir bir kaynatır.  Dünyadaki toplam su miktarı yaklaşık 1.400 milyon kilometreküptür ki çok güzel sayı, ama bu suyun %97,5’i denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardır -içmek için elverişli değil- %2,5 ise tatlı içilebilir sulardır. Bu tatlı suların %97’si yeraltı sularıdır. Göllerde, akarsularda, barajlarda ve göletlerde bulunan kullanılabilir ve içilebilir tatlı sular %0,3 oranındadır. Tatlı su kaynaklarının %90’nın ise kutuplarda ve yer altında hapsedilmiş durumdadır. İşte şimdi bu durum bize yararlanılabilecek elverişli tatlı su miktarının çok az olduğunu göstermedi mi? Yani su tam bir iktisatlı kullanım gerektirir. Kıt bir kaynak ile sınırsız ihtiyacımızı gidermemiz lazımdır. Her gün artan nüfus ile bu pervasız kullanıma bir kısıtlama getirmek gerekiyor.

Musluğu çevirdiğimizde musluktan hava gürüldemesi ya da çamurlu, acı bir suyun akmasını istemiyorsak israftan uzak durmamız lazım. Bu konu içinde inandığımız İslam dininde peygamberimizin bir hadisi var: “Irmak kenarında olsanız dahi abdest alırken israftan kaçınınız.” İsrafı bir damla ile azaltmak bize milyarlarca metreküp su kazandırır. Buda gelecek yıllarda ve gelecek nesillerde temel yaşam gerekliliğimiz temiz suya ulaşımımızı kolaylaştırır.

Peki bu iklim değişikliği sebebiyle geleceğin sorunu olacak su için nasıl önem almalıyız. Öncelikle bu konuda savurgan olduğumuzu kabul etmemiz lazım. Hatamızı kabul etmezsek alışkanlıkları değiştiremeyiz. Ki zaten aşağıda vereceğim örneklerle bana hak verip “evet savurganmışız.” Diyeceksiniz. Hadi başlayalım.

  1. Bahçede
  • Bahçede bitkilerin yaprakları değil kökleri sulanmalı,
  • Sulamak için buharlaşmanın en az olduğu sabahın erken saatleri seçilmeli,
  • Bahçelere geniş yapraklı ağaçlar dikip gölge alanlar oluşturmak,
  • Çok su isteyen bitkiler yerine az suya dayanımlı olan bitkiler seçilmelidir,
  • Toprak üstüne düşen ağaç yapraklarını toplamak yerine yerde bırakıp toprağın buharlaşmasını engellemek,
  • Arabalarımızı bol su ile yıkamak yerine nemli bez ile silmek ve basınçlı su tabancaları kullanmak.
  1. Mutfak ve Banyo Gibi Ev Islak Alanlarında
  • Kullanılan deterjanların kimyasal oranının az olmasına dikkat etmek, bu bize durulamada daha az su tüketmemizi sağlayacak,
  • Meyve sebzelerimizi yıkarken, direk musluk altında akan suyla yıkamak yerine bir su dolu kap içinde ovalayarak yıkamak,
  • Elde bulaşık yıkamak yerine bulaşık makinesi tercih edilmeli ve bulaşık makinesine koymadan önce bulaşıkları suyu tutmak yerine peçete ile silip öyle makinaya koymak,
  • En klasik tasarruf örneği olmuş olan tıraş olurken veya diş fırçalar iken musluğu kapatmak,
  • Çeşmelerimizde aç kapa muslukları kullanmak,
  • En küçük kaçaklarda bile hemen tamir tadilat yapmak,
  • Tuvalet rezervuarları 14-16 litre gibi bir kapasitedir. Ama bu kapasite aslında gereğinden fazladır bunu daha düşük kapasiteliler ile değiştirmek ya da kapasitesini azaltacak (içine sus dolu pet şişe koymak gibi) işlemler yapmak lazım.  
  • Çamaşır makinesini tam dolu kapasitesinde çalıştırmak ve ayda 1 – 2 kez çalıştırmaya çalışmak,
  • Ve imkân varsa yağmur suyu evlerde çatılarda bir sistem kurularak biriktirilmeli.
  • En sevdiğim tasarruf yöntemi ise lavabo, banyo ve duştan gelen su, tuvalet rezervuarına yönlendirilerek yeniden değerlendirilmeli.

 

Bu gibi yeni küçük alışkanlıklar, tasarruflar 4 kişilik bir ailede ayda en az 30 ton tasarruf sağlayacaktır. Bu tasarruf bireyselde aile bütçesi için büyük katkı sağlarken küresel düzeyde de su tasarrufumuz gelecek yıllarda yaşanacak olası bir kuraklık için çok emniyetli bir davranış olacaktır.

 

“Sen su gibi sürekli ak!
Her daim yenilen!
Her gün yenilen!
İki günün aynı olmasın hep ilerle!
Dünü dünde bırak yeni şeyler öğren!”

 

 

Yasin ÇELİK       
Maden Mühendisi
yasinclk1@gmail.com

 

MAKALEYE YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Makaleye hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ